Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü bir kez daha rahmet, minnet ve saygıyla andık
  |   |

Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mutafa Kemal Atatürk'ü aramızdan ayrılışının 79. yıldönümünde saygı, minnet ve şükranla andık.
Üniversitemiz Rektörlüğü tarafından düzenlenen "Atatürk'ü Anma Programı" 10 Kasım 2017 tarihinde Süleyman Demirel Kültür Merkezi Atatürk Anıtı önünde gerçekleştirildi.
Anma Programına Rektör Yardımcılarımız Prof. Dr. Muzaffer Tepekaya ve Prof. Dr. Birol Kovancılar, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman Sami İlker, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Mıynat, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Kilimcioğlu, Hasan Ferdi Turgutlu Teknoloji Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Türk, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Elvan Sayıt Bilgin, Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Kenan Dost, Başhekim Prof. Dr. Emin Kurt, öğretim üyeleri ve öğrencilerimiz katıldı.
Atatürk Anıtı'na Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Muzaffer Tepekaya tarafından çelenk sunulmasının ardından, saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklâl Marşı söylendi. 
Üniversitemiz Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurettin Gülmez törende yaptığı "Ebediyete Yürüyüşünün 79. Yılında Atatürk'ü Hatırlamak" konulu konuşmasında, "Atatürk 20. Yüzyılın ilk yarısını olağanüstü kişiliği ile etkilemiş büyük bir asker ve devlet adamıdır. Onu diğer liderlerden ayrına iki nokta vardır: Dış politikası, sınırları genişletmek üzerine kurulu değildir. İç politikası, kendi ölümünden sonra da ayakta kalabilecek bir sistem üzerine kurulmuştur" diye konuştu.
Prof. Gülmez, Atatürk'ün insani yönü üzerine de bilgiler paylaşarak, "Atatürk çocuklar çok severdi. Savaş yıllarında bile çocuklarla ilgilenmiş, birçok çocuğun hamiliğini üstlenmiş ve birçoğunu da evlat edinmiştir. Açık sözlüydü, milletini severdi, Ata lafını sevmez, Atatürk hitabını severdi. Atları, güvercinleri, köpekleri çok severdi. Daima beyaz gömlek giyer, lacivert takım elbiseden hoşlanmazdı. Özenli ve temiz bir Türkçe ile konuşur ama Rumeli ağzıyla konuşmayı da severdi. Cumhurbaşkanlığı ona sıkıcı ve bir tecrit yaşantısı gibi gelmiştir. Simetri takıntısı vardı. Ayrıcalığı sevmez, karşılama törenlerinde kurban kesilmesini istemezdi. Kan görmeye dayanamazdı, her gün spor yapardı ve en başarılı dersi matematikti. Laikti fakat dine saygılıydı. 'Ey Millet! Allah birdir, şanı büyüktür. Koyduğu esas kanunlar Kur'an-ı Azimüşşan'daki ayetlerdir. İnsanlara feyz ruhunu vermiş olan dinimiz, son dindir ve mükemmel bir dindir. Çünkü dinimiz akla, mantığa, hakikate uymamış olsaydı; bununla diğer ilahi ve tabii kanunlar arasında aykırılıklar olması gerekirdi. Bütün ilahi kanunları yapan Cenab- Hak'tır.' şeklindeki konuşmasını paylaştı.
Prof. Gülmez Atatürk'ün bilim ve çalışma üzerine söylediklerini de aktararak, Atatürk'ün, 'Düşmanlarımız çok çalışıyor, biz onlardan daha çok çalışmaya mecburuz. Çalışmak demek; boşuna yorulmak, terlemek demek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim, teknik ve her türlü medeni buluşlardan azami derecede yararlanmak gereklidir. Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan rahat yaşamanın yollarını aramayı alışkanlık haline getirmiş milletler; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.' şeklindeki sözlerini paylaştı. 
link 
 


Haber: Protokol Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğü ||  basin.cbu.edu.tr ||  basin@cbu.edu.tr ||  0236 201 10 70 ||  0236 201 10 71
 Okunma Sayısı:  1315