MCBÜ’de Kadın ve Sağlık Sempozyumunda 21. Yüzyılda Kadın ve Sağlık Konuşuldu
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü, Manisa İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğinde “Kadın ve Sağlık Sempozyumu”, “21. Yüzyılda Kadın ve Sağlık” temasıyla Sağlık Yerleşkesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Rektör Prof. Dr. Rana Kibar ile Manisa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mehmet Fatih Zeren’in onursal başkanlığını üstlendiği sempozyumun başkanlığını, Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Nursel Boysoy yürüttü.
Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Nursel Boysoy, sempozyum açılışında yaptığı konuşmada, kurumlar arası iş birliğiyle düzenlenen Kadın ve Sağlık Sempozyumu’nun, yaşamın kaynağı olan kadının sağlığını ve haklarını odağa alan anlamlı bir buluşma olduğunu vurguladı. Kadın sağlığının yalnızca biyolojik bir süreç olmadığını, aynı zamanda toplumsal refahın, geleceğin ve güçlü nesillerin temelini oluşturduğunu vurgulayan Boysoy, dünyada sağlık teknolojilerinin hızla geliştiğini ancak kadının şefkatli ve bilimsel temelli bakıma olan ihtiyacının değişmediğini ifade etti.
Sempozyum süresince güncel bilimsel verilerin paylaşılmasının yanı sıra sahadaki deneyimlerin de aktarılacağını ifade eden Doç. Dr. Boysoy, kadın sağlığına ilişkin sorunlara çözüm aramayı ve sağlık profesyonelleri olarak mesleki vizyonu birlikte geliştirmeyi hedeflediklerini dile getirdi. “Bir kadını güçlendirmek, bir aileyi ve dolayısıyla toplumu güçlendirmektir” diyen Doç. Dr. Nursel Boysoy, sempozyumun verimli, ilham verici ve yeni iş birliklerine kapı aralayan bir etkinlik olmasını temenni etti.
Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu, Kadın ve Sağlık Sempozyumu’nun bu yıl ikincisinin düzenlendiğini belirterek, ilk sempozyumun “doğal doğum” temasıyla gerçekleştirildiğini ve yoğun katılım ile olumlu geri bildirimlerle tamamlandığını ifade etti. Üniversite hastanelerinin üçüncü basamak sağlık hizmeti sunmaları ve tıp eğitimine sağladıkları katkı nedeniyle önemli sorumluluklar üstlendiğini vurgulayan Topçu, bu bilinçle hareket ettiklerini dile getirdi.
Sempozyumun içeriğine ilişkin bilgi veren Topçu, programın üç ana bölümden oluştuğunu belirterek; ilk bölümde kadın temel sağlığı ve kadın konusunun ele alınacağını, ikinci bölümde teknoloji ve kadın sağlığı ilişkisine odaklanılacağını, üçüncü bölümde ise kadın sağlığının sosyolojik ve psikolojik boyutlarıyla değerlendirileceğini ifade etti.
Alanında uzman konuşmacı ve oturum başkanlarının katkılarıyla konuların kapsamlı bir şekilde tartışılacağını belirten Prof. Dr. İsmet Topçu, sempozyumun herkes için verimli ve başarılı bir bilimsel toplantı olmasını temenni etti.
Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Seyhun Kürşat, kadın ve sağlık ilişkisinin günümüzde bölgesel savaşlar, endüstriyel kirlenme, göç hareketleri ve benzeri birçok faktörden etkilendiğine dikkat çekti. Yapay zekâ ve dijital teknolojilerdeki gelişmelerin bu alanda hem olumlu hem de olumsuz etkiler oluşturabildiğini belirten Prof. Dr. Kürşat, özellikle kadın sağlığı ve mahremiyeti konusunda yeni sorun alanlarının ortaya çıkabildiğini ifade etti. Bu nedenle söz konusu kavramlara dikkatle yaklaşılması ve özenli bir şekilde ele alınması gerektiğini vurguladı.
Kadının yaşamın her alanında hak ettiği yeri almasının toplumun bütünü açısından olumlu sonuçlar doğuracağını dile getiren Prof. Dr. Seyhun Kürşat, kadının doğasından gelen şefkat, bağışlayıcılık, uzlaştırıcılık ve dengeleyici özelliklerinin toplumsal yapıya yansımasının, toplumsal bütünlüğün güçlendirilmesine önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.
Manisa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mehmet Fatih Zeren, Dünya Sağlık Haftası kapsamında toplumun temel taşı olan kadınların sağlığını merkeze alan anlamlı bir buluşma için bir araya gelindiğini ifade ederek, Dünya Sağlık Örgütü’nün bu yıl belirlediği “Sağlık İçin Hep Birlikte, Bilimin Yanında” çağrısının, Türkiye’de kadın sağlığına yönelik yürütülen bilimsel ve kapsayıcı politikalarla örtüştüğünü vurguladı.
Kadın sağlığının çocuk ve aile sağlığı üzerindeki etkisinin son derece önemli olduğunu belirten Uzm. Dr. Zeren, kadın sağlığının korunmasının yalnızca bireysel değil; aynı zamanda eşlerin, çocukların, dolayısıyla ailenin ve toplumun sağlığının korunması anlamına geldiğini ifade etti. Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen Sağlıklı Dönüşüm Programı kapsamında kadın ve çocuk sağlığına özel bir önem verildiğini dile getiren Zeren, bu alanın öncelikli başlıklar arasında yer aldığını söyledi.
Bu çerçevede; evlilik öncesi danışmanlık hizmetleri, gebelik ve doğum süreçlerinin takibi, doğum ve sezaryen yönetimi, anne ve bebek dostu hastane uygulamaları, riskli gebeliklerin izlenmesi, beslenme programları ve anne ölümlerinin önlenmesine yönelik birçok çalışmanın hayata geçirildiğini belirten Zeren, bu programların etkin şekilde uygulanabilmesi için kaliteli, standart, güvenilir ve nitelikli sağlık hizmeti sunma hedefiyle tüm sağlık ekipleriyle birlikte çalışmaların sürdürüldüğünü ifade etti.
Zeren ayrıca, 2024 yılında Manisa’da yüksek riskli gebe izleme programının başlatıldığını, 2025 yılında ise il genelinde anne ölümü yaşanmadığını belirterek, söz konusu programın 2025 yılı itibarıyla Türkiye genelinde yaygınlaştırılmaya başlandığını ifade etti.
Son olarak Uzm. Dr. Mehmet Fatih Zeren, Sağlık Bakanlığı olarak bir kadının sağlığının yalnızca bireyi değil, tüm bir nesli ve toplumu doğrudan etkilediğine inandıklarını belirterek, “Sağlıklı Türkiye” vizyonu doğrultusunda kadın sağlığının stratejik bir öncelik olarak konumlandırıldığını ifade etti.
Rektör Prof. Dr. Rana Kibar, kadının toplumun oluşumundaki temel rolüne dikkat çekerek hem inancımızda hem de kültürümüzde kadının her zaman özel ve merkezi bir konumda yer aldığını vurguladı. Zaman zaman farklı şekillerde yorumlanmaya çalışılsa da kadının toplumdaki yerinin her zaman öncelikli olduğunu ifade eden Rektör Kibar, Peygamber Efendimizin “Cennet annelerin ayakları altındadır” hadisini hatırlatarak, bunun kadına verilen değerin en açık göstergelerinden biri olduğunu belirtti.
Ailenin temelini oluşturan, çocukları yetiştiren ve evi bir yuvaya dönüştürenin kadın olduğunu dile getiren Rektör Prof. Dr. Kibar, erkeklerin katkısının önemine de değinmekle birlikte, sorumluluğun büyük kısmını üstlenenin kadın olduğuna dikkat çekti. Sağlıklı ve güçlü ailelerin, sadece biyolojik değil sosyal açıdan da güçlü toplumların temelini oluşturduğunu belirten Rektör Kibar, “Aile ne kadar güçlü ise toplum da o kadar güçlü olacaktır” ifadelerini kullandı.
Günümüz dünyasında toplumların güçlü ve sağlıklı yapılar kurmasının öneminin açıkça görüldüğünü vurgulayan Rektör Kibar, güçlü bir toplumun ve dolayısıyla güçlü bir devletin temelinde kadının güçlenmesinin yattığını ifade etti. Bu bağlamda kadının toplumun temel taşı olduğunu belirten Kibar, düzenlenen sempozyumun bu açıdan son derece anlamlı ve önemli olduğunu söyledi.
Manisa Celal Bayar Üniversitesi olarak yalnızca eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetlerine değil, toplumsal katkıya da büyük önem verdiklerini ifade eden Rektör Prof. Dr. Rana Kibar, Manisa’daki çeşitli kurumlarla iş birliği içerisinde toplumsal farkındalık oluşturma çalışmalarını sürdürdüklerini ve bu yöndeki desteklerini kararlılıkla devam ettireceklerini belirtti.
Sempozyum açılış programında, oturum başkanları Kuduret Gültaş, Uz. Dr. Ümit Atman, Uzm. Dr. Metin Gümüş ile Prof. Dr. Solmaz Pınar Hasdemir, Prof. Dr. Selma Şen ve Prof. Dr. Şenay Ünsal Altan’a belgeleri takdim edildi. Program, toplu fotoğraf çekiminin ardından oturumlar ve sunumlarla devam etti.